Lana, siyah çoraplarının içinde cam masanın üzerine uzanmış, parmaklarını vücudunun her köşesine yavaşça sürterken hayal dünyasına dalıyordu. İnce bacaklarının arasındaki okaradaki karanlık kumaşın altında, içindeki acımasız arzular alevleniyordu. Elleri göğüslerine doğru kayarken, tırnakları tenini hafifçe çiziyor; nefesi kesiliyor, teni ürperiyordu. Lana’nın aklına koyduğu oyuncağın sertliği ve kalınlığı, anal boşluğunu paramparça edecekmiş gibi zihninde canlanıyordu.
Yarağını sıkıca kavramışçasına kendini zorlayan Lana, parmaklarıyla kendi amcığını ince ince ovalarken gözlerini kapatıp derin bir iç çekişle hayalini somutlaştırmaya başladı. Siyah çorapların sunduğu o sert ama cazibeli dokunuşun verdiği zevkle birlikte omzunu hafifçe geriye atıyor; kalçasını yukarı kaldırarak o gizli noktaya ulaşmanın hayalini kuruyordu. Kendi kendini kokluyor, ağız kenarından süzülen ter damlalarını izliyordu.
Parmakları hızlandıkça Lana’nın soluğu hızlanıyor; amcığına bastığı anda öyle bir elektrik yayılıyordu ki etrafındaki dünya sanki yok oluyordu. Hayalinde o devasa dildo yavaşça anüsüne sokuluyor, sert ve acımasızca içine doğru itiliyordu. Her hareketiyle bedeninin derinliklerinde ezilip çözülen sinir uçları arasında şiddetli bir zevk patlaması yaşanıyordu. Lana’nın yüzü kıpkırmızı olmuş; bacakları istemsizce titriyor, çığlıklarına engel olamıyordu.
Sertçe dayadığı oyuncak aniden hızlanıyor; siyah çorapların arasından yankılanan nefes sesleri ve çatırdayan deri sesi odada doluyor. Lana bedenini tamamen teslim etmişti bu acı-tatlı işkenceye. Kalçasını masanın kenarına gömerek amcığını genişleten o oyuncakla daha da derine iniyor; arkasından gelen dalgalar boğazında düğümlenip yutkunmasını engelliyordu. Sonunda duraksamadan gelensert bir kökleme ile tüm vücudu sarsılıyor; siyah çorapların arasından yükselen yüksek iniltilerin arasında kendini kaybediyordu. O an bedeninden fışkıran sıcak sıvılarla birlikte hem ağlıyor hem de doyumsuzca bağırıyordu: tamamdır!